PAZARTESİ & CUMA - 08:30 & 17:50

Tel : +90 224 249 98 88 Gsm : +90 530 353 66 86

Op. Dr. Önder AKDENİZ BLOG

Selfie Modası Burun Estetiğine Olan İlgiyi Yükseltti

Son yıllarda teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte, hemen herkesin elinde olan akıllı telefonlar, selfie yani kendi kendimizi çektiğimiz fotoğrafların dünya genelinde büyük bir akım şeklinde yaygınlaşmasını sağlarken, farklı açılardan fotoğraf çekimi yapma imkânı sunan bu teknolojik araçlardan ötürü, kişiler artık yüzün en dikkat çekici bölgesi olan burun kısmındaki en ufak kusurlara bile görmeye başladı.

Hızla artan bu selfie çılgınlığında, en sık tercih edilen selfie fotoğrafları, genel olarak sağ ve sol çapraz pozlar oluyor. "Selfie Gölgesi" diye adlandırılan şey ise burun poligon sisteminde facet (kesit) poligona denk gelmektedir. Gölgeler özellikle burun ucunda çok önemli hale geliyor. Estetik operasyon düşünen kişilerin en çok istediği nokta ise burun ucunun küçülmesi olmaktadır.

Gelişen plastik cerrahi alanı da son yıllarda, bizlere birçok yeni teknik ve farklı bakış açısı kazandırdı. Rinoplasti dediğimiz yöntem sayesinde, burundaki var olan problemleri gidererek, daha işlevsel bir hale getirmekteyiz. Bu operasyon yüz hatlarıyla da uyumu sağlarken, aynı zamanda operasyon sonrası hastaların en kısa zamanda iyileşmelerine de olanak sunuyor.

Operasyon sonrası iyileşme sürecindeki şişlik, ödem ya da morarma gibi fiziksel travmaların azalması, rinoplastinin günümüzdeki popülerliğinin altında yatan önemli etkenler arasındadır. Ayrıca daha hassas çalışma imkânı veren alet ve cihazlarla, çevre dokuya hiçbir zarar vermeden kemiğe müdahalede bulunulabilirken, kıkırdak üzerinde inceltme, şekillendirme gibi çeşitli işlemler de daha hassas bir şekilde, dokulara fazla zarar vermeden gerçekleştirilebiliyor.

Bildiğiniz gibi burun operasyonları sadece estetik problemleri gidermek amacıyla değil; aynı zamanda nefes alma problemlerini çözmek amacıyla yapılabilmektedir. Eğer kişinin burnundaki nefes alma kanallarında herhangi bir problem varsa, bu sorun çoğunlukla estetik problemleri de beraberinde getirir.

Burun estetiği kişiye özel tasarlanan operasyonlardır ve güzel bir burnun, mutlaka yüzün genel ölçüleriyle uyumlu şekilde olması gerekiyor. Ameliyat hastanın burun ve yüz yapısına göre özel olarak planlanmalı, hastaya en uygun şekil ve teknik uygulanmalıdır.

Sağlıklı haftalar dileklerimle...









Devamı

Başarılı bir burun ameliyatı nasıl anlaşılır?

Merhaba değerli okuyucular,

Bu haftaki yazımızda sizlere, burun operasyonlarında başarılı sonuçların nasıl ortaya çıkarıldığından söz etmeye çalışacağım. Bildiğiniz gibi kişinin yüz bölgesinde öncelikle dikkat edilen yer olan burnun, normalden farklı bir görünümde olması durumunda, kişilerde psikolojik sorunlara da yol açabiliyor.

Daha sağlıklı ve güzel bir görünüme kavuşmak adına yaptırılan estetik operasyonlarında, burun şeklinin kişinin yüz özelliklerine göre doğru şekilde planlanması ve ona göre hareket edilmesi şart. Öyle ki gerçekleşen operasyon kesinlikle naturel yani doğal olmalı; kişinin öncelikle yüzü ve diğer yapıları ile de uyumlu olmalıdır. Sizi hiç tanımayan birisi, burnunuzun estetikli olduğunu kesinlikle anlamamalı. Ameliyat olduğunuzu bilen yakın çevreniz ise pozitif değişimi hemen fark edebilmeli. Nefes alamama şikâyetleri varsa, o da görünümle birlikte aynı anda mutlaka çözülmelidir.

Başarılı bir ameliyat sonrası, şişlikler dağıldıktan sonra burun yüze iyice oturmaktadır. Kişi, mevcut sonuç doğal olduğu için asla yeni halini yadırgamaz ve kolaylıkla yeni görünümüne adapte olur. Hatta çoğu kişi, eski burnunu bile unutmaktadır. İyi yapılmış bir burun estetiği operasyonu, kişinin önce bakışlarının ortaya çıkmasına yol açar. İfade berraklaşır, daha sonra ise yüzün diğer güzellikleri ortaya çıkar.

Bu bağlamda bursa burun estetiği operasyonlarında doğal ve sağlıklı şekilde ortaya çıkacak sonuçlar, kişinin operasyon sonrası hayatında pozitif yönde bir ivmelenme kazandırırken, özgüven artışı başta olmak üzere; birçok yönden olumlu sonuçları da beraberinde getirebilmektedir.

Sağlıklı ve mutlu haftalar diliyorum

Devamı

Burun Estetiğinin Tarihi ‘Nereden Nereye…’

Burun estetiğinin çok eskiye dayanan bir tarihçesi vardır… Buruna uygulanan ilk estetik cerrahi, Hindistan ve Mısır’da M.Ö. 600’lü yıllara dayandığına dair kayıtlar mevcut. Modern burun estetiği (Rinoplasti) ise, Kulak Burun Boğaz uzmanı Dr. Orlando Rou tarafından 1887 yılında gerçekleştirilmiştir.

Papirüs hiyerogliflerinde ise, konu ile ilgili ilginç bilgiler yer alıyor. Bu hiyerogliflerde buruna uygulanan baskılı pansumanlardan bahsediliyor. Susruta Samhita’nın çalışması Ayur Veda’da bu kişilerin burun yeniden yapılandırma tekniğiyle alından çevrilen doku ile yapıldığını tariflerken; Brancas M.S 1.450’lerde burunu yeniden yapılandırırken orta hat alın flebini tarif ediyor. 1597’de ise Gaspece Tagliacozzi tarafından bu yöntem popülerize edildi ve bu yönteme İtalyan metodu denildi. 1793 yılında ise, Madres Gazette’de Maharatta tarafından yapılan alın flebi ile burnun tekrar yapılandırıldığı belirtildi. Daha sonra Avrupa’da birçok cerrah tarafından bu teknikler kullanıldı.

‘Buruna Göre Uygun Yaklaşım Tekniği Vardır’

Modern burun estetiği ise, New York doğumlu Kulak Burun Boğaz Uzmanı Orlando Rou tarafından başladı. Rou, burun ucu eğriliklerinin tedavisini buldu ve 1891’de burun açılı deformitelerinin cilt altından düzeltilebileceğini tanımladı. Modern burun cerrahisinin babası olarak bilinen Alman cerrah Jacques Joseph ise, 1931 yılında kendi tekniğini tarif etti. Burun estetiği operasyonları Joseph’den sonra ciddi bir hız kazandı. Bu çalışmalar doğrultusunda, burunda uygulanan cerrahi müdahalelerde ince işçilik gözle görülür hale geldi. Joseph ve öğrencilerinden sonra cerrahlar, tekniği geliştirmek için büyük çalışmalara imza attılar. İlk zamanlar, burun ucu cerrahisi operasyonun başında yapılıp, burun sırtı kemerini aldıktan sonra kemikler kırılıp orta hatta getiriliyordu. Ancak daha sonra, doğal görünümler önem kazandı. Bu da, burundan dokuları küçültüp dışarı atmak yerine, mevcut yumuşak dokuları ve burun çatı yağlarını mümkün olduğunca çıkarmadan yapılandırma yoluna gidildi. Böylelikle uzun dönemde, sonuçları ileri seviyede kontrol ve tahmin edilebilir hale geldi ve iyileşme süreci kontrol altına alınmış oldu. Ek olarak, yüz ve burun estetik alt birimlerinin keşfedilip daha iyi olgunlaşmasıyla burnun diğer yüz bileşenleri ile uyumu ve ayrıca kendi içinde burun alt birimlerinin birbirlerine uyum ve oranının cerrahi planlamada göz önüne alınmasının önemi kavrandı. Zaman ilerledikçe, “Buruna yaklaşım tekniği yoktur, buruna göre uygun yaklaşım tekniği vardır” anlayışı gelişti. Bu anlayış günümüze kadar devam ediyor. Bir diğer söyleme göre, burun estetiği ameliyatlarının savaş yıllarındaki işlevinin epey ilginç olduğu… Dr. Jacques Joseph’in belirgin burun şekillerini estetik ameliyatla değiştirerek onlarca Yahudi’yi Nazilerden kurtardığı yönünde iddialar mevcut.

Türkiye Burun Estetiği İle Ne Zaman Tanıştı?

1960’ların sonunda yurt dışına giden doktorlarımız Türkiye’yi plastik cerrahiyle tanıştırdı. Ancak ülkemizdeki ilk burun estetiği 70’li yıllarda yapıldı. Ayrıca o dönemlerde pahalı bir operasyon olduğu için herkes tarafından yaptırılması mümkün değildi. Yeşilçam yıldızları ve o dönemin sosyete camiasında bu uygulama bir statü sembolü olarak görülüyordu. Bu yıllarda, estetik ameliyatların tek amacı küçük ve güzel bir buruna sahip olmaktı; doğal görünüm arzusu yoktu ve sağlıklı nefes almak gibi sağlık konularına pek önem verilmezdi. 90’lı yıllarda burun estetiği operasyonu geniş bir kesime yayılmaya başladı ve doğal görünüm anlayışının temelleri atıldı. Yalnızca burun küçültme anlayışından ayrılarak, burundaki fazlalıkların ve azlıkların yüzle estetik uyumu dikkate alındı. Revizyon ve eğriliklere müdahale başladı. 2000’li yıllarda ise talep patlaması yaşandı. Günümüzde ise, tüm dünyada benimsenen yapısal burun estetiği yaklaşımı doğrultusunda operasyonlar yapılıyor. Yaklaşım; hem estetik hem de fonksiyonel açıdan bütünlük ve uzun vadede stabil sonuçlar elde edilmesi esasına dayanıyor. Ayrıca günümüz teknikleriyle, artık burnun estetik operasyon geçirdiği anlaşılmıyor, morluk ve şişlikler azalıyor ve iyileşme süresi hızla kısalıyor. Özetle, geçmişten bugüne kadar insanlar vücutlarında beğenmedikleri bölgeleri değiştirme arzusu yolunda ilerlediler. Teknikler, birçok bilim insanının katkılarıyla hızla gelişti ve gelişmeye de devam edecek. Ve estetik arzusu hep devam edecek…

Sağlıklı ve güzelliklerle dolu bir hafta diliyorum…
Devamı

Burun Estetiği Sonrası Nefes Alma Problemi ve Ses Tonu Değişimi

Burun Estetiği Sonrası Nefes Alma Problemi ve Ses Tonu Değişimi

Bazı burun şekil bozuklukları direkt olarak burnun fonksiyonunu etkilemektedir. Buradan yola çıkarak şöyle söyleyebiliriz: Bazı burun şeklindeki düzeltici manevralar sizin nefes alma problemlerinizi de düzeltebilir. Bunu en çok deviye yani eğri burunlarda görürüz. Burunu orta hatta getirince tüm hava yolu birden açılabilir. Bunun kışındaki konka ve septum problemlerinde aynı anda müdahale edilebilmektedir. Burun estetiği ile yakından ilgilenen bunu ön planda tutan bir cerrah olarak burun kemiği eğriliği, konka problemlerine de aynı seansta müdahale ediyorum. Sinüzit ve burun poliplerini de buna dâhil edebiliriz.

SES TONU DEĞİŞİR

Bir rinoplastide kişinin nefes alma problem var ise ameliyat önceki ses tonunun kendi doğal ses tonu olduğunu düşünmemek lazım. Ameliyat sonrası burunun hava pasajı değişecek ise bu havanın işleyeceği ses tonunda da değişim olacaktır. Bu değişimin boyutu elbette burnunuzun ameliyat öncesi ne kadar solunum problem içerdiği ile ilişkilidir. Konuşurken burnunuzu tıkayarak ses tonundaki değişiminizi gözlemleyebilirsiniz. Eğer ameliyat öncesi solunum sıkıntınız yok ise ameliyat sırasında da solunum sıkıntısı oluşmaması için önlem alındı ise ses tonunuz korunmuş olacaktır. Elbette ince bir ayrıntı daha var bu konuda. Ameliyat sonrası aldığınız nefes bile gelişebilirken ses tonunuz yine de değişebilir, çünkü olay sadece havanın bol olması değil, o havanın burundan geçerken sürtündüğü ve çarptığı diğer yapılar da önemlidir. Sonuçta hedeflenen nedir iyi bir rinoplasti sonrası kişi hem güzel görünmeli, hem iyi nefes almalı, hem iyi koklamalı hem de sesinin rengi iyileşmelidir.

Devamı